İzmit dosyasında ‘dört ifade’ tartışması: Somut delil yok

Haber gorseli

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın İzmit Belediyesi’ne yönelik yürüttüğü soruşturma kapsamında 20 Temmuz’da Kocaeli, Antalya, Kırıkkale, İstanbul ve Ankara’da eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet, eşi Murat Hürriyet ve CHP İzmit İlçe Başkanı Gökhan Ercan’ın da aralarında bulunduğu 31 kişi gözaltına alındı. Gözaltındaki isimler, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.

Soruşturma dosyasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Fatma Kaplan Hürriyet’in avukatlarından ve İzmit Belediyesi CHP Meclis Üyesi Nazım Gençtürk, dosyanın temel dayanaklarına ilişkin eleştirilerde bulundu.

“DOSYA DÖRT KİŞİNİN BEYANI ÜZERİNE KURULDU”

Gençtürk, soruşturmanın esas itibarıyla dört kişinin ifadelerine dayandığını savundu. Bu kişilerin eski Özel Kalem Müdürü Duygu Çetiner, eski makam şoförü Hüseyin Ergün, Turgut Koç ve kimliği açıklanmayan bir gizli tanık olduğunu belirten Gençtürk, soruşturmanın başlangıç noktasının “farklı zamanlarda verilen benzer ifadeler” olduğu yönündeki değerlendirme olduğunu söyledi.

Ancak ceza hukukunda benzer ifadelerin tek başına yeterli olmayacağını ifade eden Gençtürk, “Önemli olan, bu anlatımların birbirinden bağımsız şekilde doğrulanabilir ve somut delillerle desteklenmesidir” dedi.

“İFADELERİ VEREN KİŞİLERLE BELEDİYE ARASINDA HUSUMET BULUNUYOR”

Gençtürk, dosyada ifade veren eski belediye çalışanları Duygu Çetiner ile Hüseyin Ergün’ün yaklaşık iki yıldır Fatma Kaplan Hürriyet ile hukuki ihtilaf içinde olduklarını ve açılmış davalarının sürdüğünü belirtti.

Bu kişilerin mevcut hukuki süreçleri nedeniyle ifadelerinin değerlendirilmesinde husumet ilişkisinin dikkate alınması gerektiğini savunan Gençtürk, dosyada yer alan değerlendirmelerde Çetiner ile Ergün’ün birlikte hareket ettiğine ilişkin tespitlerin bulunduğunu, Turgut Koç’un da aynı grupla yakın ilişki içerisinde olduğunun görüldüğünü ileri sürdü.

Bu nedenle “farklı kişiler aynı şeyi söyledi” yaklaşımının tek başına delil olarak kabul edilemeyeceğini belirten Gençtürk, birbirleriyle irtibatlı kişilerin benzer anlatımlarda bulunmasının ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

“İDDİALAR SOMUT DELİLLERLE DESTEKLENMİYOR”

Soruşturma dosyasında yer aldığı belirtilen gizli tanık ifadelerine de değinen Gençtürk, bazı ihalelerde komisyon alındığı, belediyedeki işe alım ve işten çıkarmalarda belirli kişilerin etkili olduğu yönündeki iddiaların somut olaylarla desteklenmediğini savundu.

Bir suç isnadının hukuken değerlendirilebilmesi için tarih, yer, kişi ve olay örgüsünün açık biçimde ortaya konulması gerektiğini belirten Gençtürk, “Eğer bir ihalede komisyon alındığı iddia ediliyorsa bunun hangi ihalede, kim tarafından, kime, ne zaman ve hangi delille gerçekleştiğinin ortaya konulması gerekir” ifadelerini kullandı.

“CEZA YARGILAMASI VARSAYIMLARLA YÜRÜTÜLEMEZ”

Rüşvet iddiaları bakımından da aynı eksikliklerin bulunduğunu öne süren Gençtürk, dosyada yer alan anlatımların somut deliller yerine varsayımlara dayandığını savundu.

“Olabilir”, “görmüş olabilir”, “biliyor olabilir” şeklindeki değerlendirmelerin ceza soruşturmasının dayanağı olamayacağını belirten Gençtürk, ceza yargılamasının ihtimaller üzerinden değil, doğrulanabilir ve somut deliller üzerinden yürütülmesi gerektiğini ifade etti.

yok

Author: Murat Arslan